MESLEK SEcİMİNİN ÖNEMİ VE MESLEK SEcME SÜRECİ
Meslek seçimi sadece sahip olunacak bir mesleki beceriye sahip olmayı seçmek değil aynı zamanda bir yaşam biçimi ve tarzını seçmek anlamına gelmektedir. Mesleğin getirdiği bilgi birikimi, mesleğin koşulları ve mesleğin sosyal çevresi kişinin oluşturacağı alışkanlılarının ve yaşama biçiminin altyapısını oluşturacaktır.
Bireyin kendini algılayışı, benlik algısı, beklentileri, yaşamı algılayış tarzı, sosyal çevresi, gelişim basamaklarında doyurulmamış ihtiyaçları, sahip olduğu kültürel değerler kişi için nasıl bir yaşam tarzı oluşturmakta ise kişi bu oluşturacağı yaşam tarzına da uygun bir meslek edinecektir. Seçilecek mesleğin oluşturulmak istenen yaşam tarzı ile çakışmaması gerekmektedir. Aksi halde yaşam tarzını oluşturmakta bocalayacağı gibi mesleğinde ve yaşamında başarılı olamama riski ortaya çıkmaktadır.
Sanayinin gelişmesi, toplumsal dokunun değişmesi ve teknolojik yeniliklerin artması yeni yeni meslek gruplarını doğurmuştur. Böylece insanların hayatına girecek yeni yeni ilgi alanları ve kendini gerçekleştirme biçimleri ortaya çıkmıştır.
Her ortaya çıkan yeni meslek grupları , yeni mesleki kültürleri ve alışkanlıkları ortaya çıkarmıştır. Buda insanlar için yeni yaşam biçimleri alternatifleri ve yeni yeni alışkanlıklar demekti. Dolayısı ile de ilgi alanlarında ve beklentilerde de bir gelişme ve değişme gündeme gelecektir.
Bir çok mesleğin önemini yitirip, popüler olan alanların yer değiştirmesi ve yeni alanların popüler olması, bazı meslek gruplarının teknolojik gelişmeye paralel olarak çekim alanı olması değerlerde de bir değişiklik yaratmıştır.
Bireylerin ve toplumun mesleklere bakışı değişirken, mesleklere olan ihtiyaç düzeylerinde de bir değişim olmuştur. Dolayısı ile insanların meslekleri değerlendirme, önemseme ve seçme kriterlerinde de değişiklikler olmuştur.
Bir başka boyutta ise bireylerin yaşı ve psikolojik olgunluk düzeyleride meslek seçmelerinde ve meslekleri algılayışlarında önemli bir kriteri oluşturmaktadır. Kişiler yaşamı tanıdıkça, kendilerini tanıdıkça ve meslekleri tanıdıkça değerleri değişmekte ve buda meslek seçimindeki ölçüleri değiştirmektedir. Böylece meslek seçme yaşı ve zamanının uygun oluşu gibi bir kavram ortaya çıkmaktadır. Kişinin kendisine uygun olabilecek mesleği ne zaman seçebileceği , hangi koşulları yerine getirdikten sonra böyle bir kararı verebileceği kişilerin gelecekleri açısından önem taşımaktadır.
Kişinin kendi beklentilerini ailenin ve çevresinin beklentilerinden ayrıştırabilmesi ve kararlarını verebilecek konuma gelmesi , meslek seçimine hazır oluş açısından önem taşımaktadır.
Psikanalitik görüşe göre ;
Vücuttaki enerji (libido) yok olmuyor şekil değiştiriyor. Meslek seçiminde bu enerjinin toplumsal olarak kabul edilebilir bir şekle dönüşü etkili olmaktadır.
Mesleki davranışlar kişilerin bilinçdışı ihtiyaçlarını doyuma ulaştırma yolunda toplum tarafından kabul edilebilir davranışlardır. Bordin ve arkadaşları çocukluğun ilk yıllarındaki gelişim dönemlerindeki saplantılar, açığa çıkmamış enerji birikimi bazı mesleki davranışlar ile tatmin edilmeye çalışılır. cok fazla düzenlilik isteyen mesleklerde çalışanların anal dönemlerdeki figsaasyonlara uğradığını söyler. Sözlü ifadenin baskın olduğu mesleklerin oral dönemdeki figsaasyonlar olduğunu söyler.
Davranışçı görüşe göre;
İnsanlar olumlu olumsuz davranışları öğrenmeyle kazanırlar. Öğrenmede şartlanma, model alma, taklit etme, özdeşleştirme, sosyal öğrenme yoluyla olur. Mesleğe yönelme kişilerin hayatının ilk yıllarından itibaren yaptığı gözlemlere şartlanmalara bağlı olarak elde edilmesidir. İnsanların çevresel koşulları onun öğrenme örüntüsünü belirlemektedir. Belirli yörelerde belirli mesleklerin yoğun oluşu bu durumla açıklanabilir.
Supere göre;
Meslek seçimi benlik tasarımının mesleki bir terimle ifadesidir. Benlik tasarımı, bir kimsenin kendisini nasıl algıladığı, gördüğüdür. Benlik algısı ise meslek seçimini etkiler. Mesleğini seçen insan kendi benliğini yansıtır. Kişi kendisini nasıl görüyorsa o doğrultuda meslek seçer. Meslekte benlik tasarımı ile ilgili özellikler önem kazanıyor. İnsanlar hayatı boyunca bir takım etkinlikler yaparlar, bazı alanlarda etkinliği artar, kendisini başarılı görür; benlik tasarımı kendisine verilen rol, ilk yıllardan itibaren şekillenir. cevre tarafından verilen değer benlik kavramının oluşmasında etkilidir ve benlik kavramı hayat boyu devam eden bir süreçtir. Kişi benliğini ortaya koymak için mesleği vasıta olarak görür.
1- Büyüme Dönemi (14 yaşa kadar)
2- Araştırma Dönemi (15-24 yaş)
3- Yerleşme Dönemi (25-44 yaş)
4- Koruma Dönemi (45-64 yaş)
5- cöküş Dönemi (65 ve sonrası)
Hollandın kişilik kuramına göre;
Kişilik dinamiği ile mesleklerin yaratıldığı çevre veya mesleklerin gerektirdiği faaliyetler arasında ilişki vardır. Meslek seçimi kişiliğin yansımasıdır. Altı tip kişilik ve altı tip meslek grubu vardır.
1- Gerçekçi tipler: Genelde atak, saldırgan, motor fonksiyonları gösteren işlerde başarılı, sabırlı ve hoş görülü, açık havada bulunmaktan hoşlanırlar, soyut kavramlardan hoşlanmazlar ve ilgileri mekanik alanlarda yoğunlaşır.
2- Aydın tipler: Yapmaktan çok düşünmeyi tercih ederler, soyut kavramlarda hoşlanır, bağımsız, alçak gönüllü, kendilerini sorgulayan, sabırlı ve ısrarcı kişilerdir.
3- Sosyal tip: Diğer insanlarla birarada olmaktan hoşlanan, ikna etme ve zihinsel yetenekleri yüksek, insanları ve kendilerini anlamaya çalışan kişilerdir.
4- Gelenekçi tip: Emir alıp vermekten hoşlanan, statü sahibi olmayı isterler ve çevrede iyi izlenim bırakmayı isterler.
5- Girişimci tip: İnsanlarla ilişki halinde, dış görünüşe önem veren, meraklı, konuşma ve ikna yetenekleri ön plandadır.
6- Artistik tip: Estetik faaliyetlerle ilgili, esneklik, alçak gönüllülük, kararsızlık, ataklık, bağımsızlık, sosyal ilişkileri fazla olmayan, hayal gücü fazla olan kişilerdir.
Ann roe’ nun ihtiyaç kuramına göre;
Roe yaptığı araştırmalarda fizikçiler, biyologlar ve sosyologlar arasında önemli kişilik farklılıkları olduğunu görmüştür. Özel yeteneklerin gelişim örüntüsü, birinci derecede, psişik enerjinin irade dışı bir şekilde yönelimi ile belirlenir. Yani psişik enerji, nereye yönelmişse yetenekler o alanda gelişir ve özel yetenekler böylece oluşur. Bu, ilgiler, tutumlar ve diğer kişilik özellikleri içinde geçerlidir. Kişilik ile algılama biçimi arasında yakın bir ilişki vardır ve bir kimsenin ilgisinin otomatik olarak yöneldiği şeyler onun tüm davranışını bize anlatacak ip uçlarıdır.
Hayatın ilk yıllarında yaşanan doyum veya hayal kırıklıkları şu ya dabu alana yönelişi belirlemektedir. Yani ilk yıllardaki yaşantılar hangi ihtiyaçların öncelik kazanacağını belirler. Bu yöelişler hayatın ilk yıllarında bilinç dışıdır yetişkinlikte de bilinç dışı kalabilir.
Bilinç dışı olan ihtiyaçların şiddeti, bir faaliyette ifadesini bulan güdülerin şiddetini belirler. Yapılan bütün işler bilinçli ve bilinçsiz ihyaçlara dayanır. Bu kural, mesleki alanda yapılan işler için de geçerlidir. Roe burada Maslow tarafından ileri sürülen ihtiyaçların hiyerarşik sırasına değinmekte ve şu hipotezleri öne sürmektedir.
Düzenli olarak karşılanan ihtiyaçlar davranışın bilinç dışı güdüleyici olmazlar. Burada güdünün şiddeti değil doyurulup doyurulmamış olması önemlidir.
Nadiren ve en az düzeyde doyurulan üst düzeydeki ihtiyaçlar kaybolacaklardır. Doyurulmamış temel ihtiyaçlar ise üst düzeydeki ihtiyaçların ortaya çıkmasını önleyecekler ve kısıtlayıcı türde egemen güdüler olmaya başlayacaklardır.
Eğer bir ihiyacın doyumu çok şiddetle engellenmez fakat geciktirilirse hissedilen doyumun derecesine bağlı olarak bu ihtiyaçlar bilinç dışı güdü haline gelir. Bu, bir kimsenin temel ihtiyacın gücüne, ihtiyacın ortaya çıkışı ile doyuruluşu arasında geçen zamana ve bu ihtiyacın doyumuna yakın çevrenin yüklediği değerlere bağlı olacaktır.
cocuklukta geçirilen yaşantılar bir kimsenin ihtiyaç örüntüsünü, ihtiyaç örüntüsü de onun genel yönelişini belirler. Genel psişik enerjinin yöneldiği alana göre kişinin yetenekleri özgülleşir. İlgi ve tutumları değişir. Psişik enerjinin belli faaliyet alanlarına yönelmesi meslek faaliyetleri için de geçerlidir. Bir kimsenin bir alanda çalışma isteği yani güdüsü bilinç dışı ihtiyaç örüntüsüne ve şiddetine bağlıdır.
Roe yaptığı araştırmalarda çok sayıda ünlü biyoloğun boşanma veya ölüm gibi nedenlerle yıkılmış olan ailelerden geldiğini fakat sosyal bilimlerde böyle bir durumun olmadığı saptamıştır. Roe biyologların psikoseksüel gelişmelerinde alışılagelenlerden çok daha fazla problemlerle karşılaştıklarını, fizikçilerle biyologların ailelerine ve geçmişlerine uzak kaldıklarını, buna karşılık psikolog ve antropolog gibi davranış bilimcilerinin her zaman olumlu olmasa bile aileleri ile sürekli etkileşimde bulunduklarını belirtmektedir.
Roe göre biyolog ve fizikçiler mesleki kararlarını, antropolog ve psikologlara göre çok daha erken yaşlarda vermektedirler.
Mesleki kariyer yaşantısını belirleyen en temel olay onun meslek (doğru ve uygun) seçimidir.
Fakat bu gün anlaşılmış ve bir çok teori ile de dile getirilmiştir ki, meslek seçimi herhangi bir yaş dönemine ait bir seçim olmaktan çok, kişinin hayatı boyunca gelişen ve değişen bir süreçtir. (Life Span)
Daha çok küçük yaşlardan itibaren çocuklar, ailenin/ ebeveynlerin, mesleği, televizyon programları, etrafta bulunan insanlar sayesinde mesleki fırsatlar ve seçimlerle karşı karşıya getirilirler. Bu yüzleştirme ilkokul yıllarında başlar, ortaokul ve lise yıllarında genişler, yükseköğretimde biraz daha derinleşir. Üniversite öğretiminden sonra ise sıklıkla geçici ve basamak teşkil eden meslekler seçilir ve hayat boyu kariyer doyumuna dair çalışmalar ve çabalarda bu süreçte devam eder.
Emeklilik dönemlerinde ise artık mesleki doyuma erişmiş ve onu elde etmiş olmak en önemli kriterdir.
Hayat boyu mesleki gelişim üzerine literatürde pek çok teorilere rastlanmaktadır. Özellikle Super’s Career Development Theory, gelişimsel görevleri ve stageleri ön plana çıkarır.
Diğer pek çok teorinin de onu desteklediği ve çeşitlendirdiği görülmektedir. Super’ın Mesleki Gelişim Teorisinin en temelinde roller ve gelişimsel stageler vardır. Super teorisinde 6 temel rol tanımlar.:
Ev işçiliği,calışan(İşçi), Vatandaş, Boş aktivitelerle uğraşan kişi, Öğrenci ve cocuk
cocukluk döneminde ön planda görülen roller, öğrenci, çocuk veboş aktivitelerdir.
Ergenlikte, vatandaş ve çalışan rolleri daha önemli olabilir ama yine de sınırlıdır. Ergenlikte görülen “çalışma” kavramı ve üstlendiği rol kişinin/ergenin en son seçeceği meslekle doğrudan ilintili değildir.
Bu, çoğunlukla yetişkinlikte ön plana çıkan bir roldür.
Super tüm bu rolleri bir şemsiye altında toplar ve insanın tüm yaşamı boyunca bu rollerinin sürekli değiştiğini ve çeşitlendiğini belirtir.
Bu roller Super’ın gelişimsel basamakları ile birleştirildiğinde rol kavramı daha anlamlı ve kullanılabilir olmaktadır. Gelişimsel basamaklar ve onun alt basamakları Super’ın Life-span teorisinin en temel kavramlarıdır.
|
Emeklilik Emeklilik Planı |
77 70 |
Emeklilik-Ayrılış |
|
Yenilik Buluş Güncelleştirme Pozisyonda durma-Tutma |
60 55 50 45 |
Meslekte ilerleme |
|
İlerleme Birleştirme-Pekiştirme |
45 35 30 |
Oluşturma |
|
Stabilizasyon İfa etmek Spesicik hale getirme Kristalizasyon |
30 25 18 14 |
Keşif |
|
Capasite İlgiler Fantezi Merak |
14 11 7 4 |
Gelişim |
|
|
|
Doğum |
cocukluk Döneminde Mesleki Gelişim
cocukluktaki en temel dürtü “merak” tır. Merakta bilindiği gibi “keşif” olgusuyla beslenir ve doyurulurki keşif insan hayatında asla tükenmeyecek en önemli mesleki gelişim aktivitesidir.
Bu keşif aktivitesi de kişiye bilgiye (bilginin elde edilmesine) ulaşmaya götürür.
Super’in teorisine göre kişinin fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarında ne zaman ki bir değişiklik meydana gelir, işte bu aşamada “merak” oluşmaya ve gelişmeye başlar.
Merak çok küçük yaşlardaki çocuklarda yeni objeler, yeni insanlar ve yeni kavramlara olan ilgiyle gözlenebilir. Ve merak aracılığı ile de fantastik ( hayal , soyut , yaratıcı ) düşünce gelişmeye başlar.
Yukarıda da belirtildiği gibi merak keşif yapmayı, o da bilgiye ulaşmayı sağlar. Keşif de akla araştırma yapmayı ve sorgulamayı getirir. Bu sorgulama bir davranışa dönüşür ve bütün bu davranışlarda dolaylı olarak mesleki gelişimle ilgilidir.
Buna karşılık davranışlar gelişmeye ve komplex olmaya başlayınca, bu gelişim ve değişim nisbi oranda mesleki kararla daha direk ve daha ilgili olmaya başlar.
Super özellikle “ bilginin öğrenilmesinin “ , çocuğun gelişiminde gerekli olduğunu vurgular. Ve bu noktada Vygotsky’nin teorisini ve düşüncelerini destekler. Vygotsky çocuğun psikolojik gelişim aşamasında temel özellik arzeden 3 aşamadan bahseder ki bu 3 aşamayı da öncü aktivite olarak tanımlar.
Vygotskye göre okul öncesi çağlardan 7 yaşına kadar olan sürede öncü aktivite “oyun” ‘dur. ( Bunu Scharf da dile getirir 92 )
Bunun yanısıra super ; yetişkinlerin, çocukların çalışma ortamını öğrenmelerinde ve onların kendi benlik algılarının gelişmesinde çok önemli bir role teşkil ettiğini ifade eder.
cocuklar bu çağda diğerlerinin özellikle ebeveynlerinin davranışlarını adeta kopyalarlar. Diğer bir deyişle öğrenmede kullandıkları en önemli araç “imitasyondur.”
Bunun yanısıra Super’e göre çocukların mesleki fantezileri, dünya hakkında edindikleri bilgiler geliştikçe bunlardan etkilenir ve yavaş yavaş ilgiye dönüşmeye başlar. İlgilerin gelişmesi de “keşif” in açığa çıkmasıdır aslında.
Super’e göre çocuklar kendilerinden beklenen projeleri ve görevleri başardıkça, oto kontrol duyguları gelişmekte ve karşılaşacakları olayları kontrolleri altına almada daha başarılı olacaklardır.
Otokontrol mekanizmasının gelişmesi de direk olarak kişinin “kendilik” ve “özbenlik” gelişimini sağlayacak ve ayrıca mesleki karar verme yetisini geliştirecektir.
Ergenlerde mesleki gelişim
Ergenlik döneminde başlayan ve gelişen “çıkarımsal düşünce” (abstracht thinking) , ileriye dönük kariyer planlamayı ve meslek seçimini büyük ölçüde desteklemektedir.
Piage’ye göre ergenler, problem çözme ve planlama becerilerinin gelişmesi aşamasında kademeli bir değişim yaşarlar. Yaşla birlikte planlama, daha sistematik olmaya başlar ve ergenler kendilerini çok çeşitli durumlarda düşünmeye ve farklı iş ortamlarında hayal etmeye başlarlar. Diğer bir deyişle ergenler kendilerini “bir meslekte çalışıyor” halde daha doğru ve gerçekçi resimleyebilme yetisini yavaş yavaş kazanırlar.
Ginzberg’in “Ergenlerde Kariyer Gelişimi” teorisine göre, ergenlerin
12 - 18 yaşları arasındaki dönem bir geçiş dönemdir. Bu dönem ilgilerin, kapasitenin (potansiyelin) ve değerlerin gelişmesini içerir. Bu dönemde çocuklar (ergenler) ilgilerinin değişebileceğinin ve seçimlerinin farklılaşabileceğinin oldukça farkındadırlar. Buna karşın alternatif seçimleri düşünmezler ve o nokta belirsizdir çünkü bilirler ki seçim yapmak için daha önlerinde zaman vardır.
Yine Ginzberg’e göre “potansiyel gelişim” devresi 13 – 14 yaşlarını kapsar. Bu yaşlarda devam eden eğitim süreci onların iş hayatına hazırlıklarında çok daha fazla önem kazanır. İşte bu noktada da zaman perspektifleri gelişir ve gerek gelecekleri ve gerekse kendileri hakkında daha gerçekçi bir vizyona sahip olmaya başlarlar. Ginzberg’in teorisinde 15 – 16 yaş dönemi ergenler için mesleki kararlar alma aşamasında amaçların ve değerlerin oluşmaya başladığı yaşlardır. Onlar bu dönemde artık bu karmaşık ve komplex dünyaya ayak uydurabilmek için seçim yapmaya başlamak zorunda olduklarının farkındadırlar. Bu noktada Super “Ergenlerin Mesleki Gelişim” teorisinde bu sefer “mesleki keşif” ten bahseder.
Mesleki Keşif Super’e göre bilgiyi arama ve ona ulaşma isteğidir. İsteğin yanısıra mesleki keşif bu bilginin ne kadarının etrafındaki kaynaklar aracılığıyla alındığı ile de yakından ilgilenir. ( ki bu kaynaklar çoğunlukla, aile (ebeveyn) , diğer akrabalar, okul , arkadaşlar, öğretmenler, danışmanlar, kitaplar, filmler vs.dir.)
cocuklarda olduğu gibi yine ergenlerde de gelişerek gözlenen bir diğer meslek seçim kriteri de cinsiyet ve cinsiyetin belirlemiş olduğu
Her ne kadar son yıllarda kadınlar arasında yüksek statüdeki meslekleri seçme eğiliminde artış görülse de eterotyped davranışlar hala pek çok kadın ya da ergen genç kız arasında bir meslek seçiminde oldukça yaygındır.
Kadınlar hala kendilerini geleneksel rollerde (ev hanımlığı gibi) görmektedirler. Bu olgu Brito ve Jusenius (1978) çalışmaları ile de desteklenmektedir. Onların yaptığı çalışmada da ortaya çıkmıştır ki kadın ergenler, erkek ergenlerden daha düşük mesleki beklentilere sahiptir , ki bu da toplumda cinsiyete göre rol belirleme kavramının sonucudur. Bu sonuç Scharf tarafından da desteklenmektedir. (1992)
Genç yetişkinlerde mesleki gelişim
Yine Super’in hayat boyu mesleki gelişim teorisine göre (lıfe span theory of coreer development) , ileri ergenlikte ve genç yetişkinlerde mesleki gelişim adına iki önemli konsept söz konusudur. Yaşama dair belirlenen rol ve roldeki yaşam basamağı ( ife storge )
Super’e göre bir yetişkinin sahip olduğu en önemli roller, çalışma, okuma, sivil toplum örgütlerine katılma, aile ve ev ve boş zaman aktiviteleridir. Super’in teorisine göre eğitimsel anlamda çalışma ( studying ) insanın tüm yaşamı boyunca çeşitli aktiviteler şeklinde yerini korumaktadır. Okul yıllarında bu durum derslere katılma, okula devam etme, sınav için çalışma seklinde gözlenmektedir. Fakat çok iyi bilinen gerçeklerde biri de insanların hayatlarının hangi döneminde olursa olsun eğitime devam etmeyi de seçebiliyor olmalıdır.
“ calışma “ (working) in anlamı ise bir işle uğraşma, o işe emek verme şeklinde ifade edilir.
Pek çok yetişkin hayatı boyunca çeşitli zamanlarda çeşitli ve değişik işlerde çalışmaktadır. Aile ve ev rolleri yetişkinlikte bireyin yaşına göre çeşitlenmektedir.
Boş zaman aktivitelerinin önemi ve özelliği de yaşam sürecinde değişiklik göstermektedir. Mesleki seçim ve o alanda ilerleme ile birlikte yetişkinlikte boş zaman aktiviteleri daha sofistike ve entellektüel olmaktadır.
Super’e göre yetişkinler mesleki olgu ile ilgili pek çok role sahiptir. Onlardan bazıları ; başarı , otonami , yeteneğin kullanılabilmesi , yaratıcılık , yardımseverlik , ekonomik ödüller , yaşam tarzı , prestij , sosyal iletişim ve çeşitliliktir.





