Bu rahatsızlık , ve bir yandan da kilo almayı durdurma çabaları ile belirlidir. Kişi , aşırı yeme nöbetleri sırasında tüm çabalarına ve korkularına rağmen yeme tutkusunu durduramaz. Kilo almayı önlemek için yediklerini kusar, , idrar söktürücü, sürgün yapıcı ilaçlar kullanır.

Anoreksiya Nervoza’da olduğu gibi Bulimiya hastaları için de kilo alımının yarattığı kaygı yüksektir ve kişinin vücudunu algılamasında bozulmalar vardır, bu kişiler normal ağırlıkta olsalar dahi kendilerinin kilolu olduklarına inanabilirler.

Bulimia nervosa tanısı konması için kişinin tıkınırcasına yemek yeme ve uygun olmayan telafi davranışlarını en az 3 ay süre ile en az haftada 2 kez tekrarlamış olması gerekmektedir.

Bulimia Nervosa’yı iki alt tipe vardır: cıkartma olan ve çıkartma olmayan tip. cıkartma olmayan tipte oruç tutma, aşırı egzersiz yapma veya laksatiflerin kullanımı görülür.

Ayırıcı Tanı :

Anoreksiya nervozanın bulimik türünde de aşırı yeme ve nöbetleri olabilir, fakat temel patoloji yemeyi kusma ve kesme doğrultusundadır. Bulimiya nervozada ise temel patoloji yemeyi durduramamadır.

Sıklık ve Yaygınlık :

bütün toplumlarda %1 oranında görülmektedir. Kadınlarda erkeklere oranla 10 kat sık görülür. A.B.D’de üniversitedeki kızlarda %5 oranında saptanmıştır.

Oluş Nedenleri :

- Hastalık öncesinde aşırı kilolu oldukları ve hastalık semptomlarının bir diyet dönemi ile

başladığı görülür.

- Bu kişilerde depresyon, obsesif-kompulsif bozukluk, fobik bozukluk, panik bozukluk sıklıkla birlikte görülebilir. Ailelerinde de bu bozukluklar daha sık görülür.

- cocukluklarında cinsel saldırıya uğramış olma ve aile içi sorunların çokluğu dikkati çeker.

- Kişiler, anne ve babalarını “uzak ve reddedici” olarak tanımlarlar. Yeme nöbetlerinin anne ile bütünleşmeyi temsil ettiği, ancak sonrasında anneden ayrışma ve bireyselleşme çabasının dışa atım, kusma davranışları olarak kendini gösterdiği düşünülmektedir.

Tedavi :

Bulimiya hastaları Anoreksiya’da olduğu gibi yardımı reddetmezler, hatta yardım ararlar. Bulimiya nervozalılar genelde ayakta tedavi edilebilirler. Genelde antidepresan ilaçlarla tedavi uygulanır. Ama sadece ilaç tedavisi yeterli olmaz. Mutlaka bilişsel-davranışçı psikoterapi de uygulanmalıdır. İlaç ve psikoterapi ile bu belirtiler durdurulabilse bile hastaların çoğunluğunda depreşmeler olur.